9 Temmuz 2007 Pazartesi

KÜRESEL ISINMA

Küresel ısınma son yıllarda dünya gündemini meşgul eden bilimsel kuruluşların, bilim adamlarının ve yazar çizerlerin üzerinde çalıştığı bir konudur.
İlk önce “Küresel ısınma” nedir, nasıl oluşmaktadır, konusuna açıklık getirelim: Dünya’ya Güneş’ten gelen ışınların bir bölümü absorbe edilir bir bölümü ise uzaya geri yansıtılır. Güneş ışınlarının dünyada tutulmasını sağlayan çeşitli gazlar vardır: Karbondioksit, Nitrojen oksit ve kloroflorokarbon(CFC) vb. İşte bu gazların güneş ışınlarını tutup dünyaya yaymasına “sera etkisi”denir. Bu gazlar atmosferde artış gösterirse güneşten gelen ışınların daha fazla tutulmasına ve dünyanın daha fazla ısınmasına neden olacaktır. Eğer bu gazlar olmasaydı dünyada (ısı kaybından dolayı) yaşamda olmayacaktı. Demek ki sorun bu gazların olmasında değildir, sorun bu gazların gelişmiş ülkelerin (zengin ülkelerin) ekolojik dengeyi hiçe sayan daha fazla üretim, daha fazla kazanç hırsı ve bilinçsiz bir şekilde(fosil yakıtların) tüketimden kaynaklanmaktadır.
Küresel ısınmanın önüne geçebilmek için 168 devlet tarafından “Kyoto” sözleşmesi imzalanmıştır. Kyoto sözleşmesi günümüzde dünyaya salınan sera gazlarını 1990 yılında yayılan sera gazlarının % 5 oranının altına düşürme amacını taşımaktadır. Ne yaman bir çelişkidir ki sera etkisi yapan gazların en fazla üreticisi konumundaki ABD (kişi başına harcanan enerji miktarı Avrupa ve Japonya insanının iki katıdır) Kyoto sözleşmesini imzalamamaktadır.
Küresel ısınmanın dünya yüzeyindeki etkilerini inceleyen son çalışma İngiliz ekonomist Sir Nicholas Stern tarafından gerçekleştirilmiştir. Sir N.Stern’in raporu dünya gündemine oturmuş ve bilim çevrelerinde ilgi uyandırmıştır.
Sir N.Stern küresel ısınmanın önüne geçilmezse dünya ekonomisine vereceği zararın 7 trilyon dolar olacağını ileri sürmektedir. N.Stern’in küresel ısınmaya karşı alınacak önlemlerini 3 ana başlık altında toplamak mümkündür:
1-Enerjinin verimli kullanımı
2-Çevreci enerji kaynaklarına yönelme
3-Sıkı bir denetim mekanizması
Sir N.Stern’e göre önlem alınmaması halinde küresel ısınmanın sonuçlarını sıralarsak
—Dağlardaki buzların erimesi ile bir milyar insan susuzlukla mücadele edecek
—Yeryüzündeki canlı türlerin yüzde 40’ı yok olacak
—Kuraklıklar milyonlarca insanı göçe zorlayacak
—Kutuplarda buzulların erimesi ile deniz seviyeleri yükselecek ve deniz kenarındaki yerleşim yerleri su altında kalacak
Bazı çevrelerce küresel ısınmanın sonuçları felaket senaryolarına dönüştürülmektedir.
İleri sürülen bu felaket senaryoları nelerdir bazılarını maddeler halinde sıralayalım
— Ilık ve nemli hava veba bakterisinin yayılmasına neden olacak
— Salgın hastalıklar artacak
— Kene ısırığına bağlı beyin iltihapları artacak
— Yeni hastalıklar ortaya çıkacak
— Fırtına ve kasırga oluşumu artacak
— Yeniden buzul çağının yaşanmasına neden olacak
— Ağaç ve bitkilerin fotosentezi azalacak ve buna bağlı olarak atmosferdeki karbondioksit oranı artacak
— Denizlerin seviyesi birkaç yüzyıl sonra 70 metrenin üstünde yükselecek
Yukarıda sayılan küresel ısınmaya bağlı sonuçlar gerçekleşirse üzerinde yaşadığımız dünya diğer gezegenler gibi neredeyse yaşanmaz hale gelecektir. İnsan denen şu garip varlık kendi eliyle kendi geleceğinin mahvına çalışmakta. Sadece kendi geleceği olsa ne gam! ne hüzün! Fakat bütün canlıların geleceğini karartmakta. Üzerinde yaşadığımız dünya ve ekolojik sistem bize bizden öncekiler tarafından emanet edilmiştir. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için küresel ısınmaya hayır demenin tam zamanıdır.

Cafer ŞAHİN
Tek Ve Tas Öğr

Hiç yorum yok: